Hepimiz bunu yaşadık. Bir mekân için, özel bir an için ya da sadece içimize sindiği için doğru yazıyı seçmeye çalışırken insan bazen gereğinden fazla yorulabiliyor. Çünkü mesele sadece güzel görünmesi değil. Doğru yerde, doğru ölçüde, doğru hisle orada durması.
Biz de tam bu yüzden, işinizi biraz kolaylaştıracak birkaç küçük ipucu hazırladık.
1. Duvarınızı önceden ölçün
Bu kulağa çok basit geliyor, biliyoruz.
Ama inanın, en çok fark yaratan adımlardan biri bu.
Yazınızın alanda nasıl duracağını önceden hayal edebilmek için, önce yerini netleştirin. Duvarın genişliğini ölçün, yazının geleceği alanı gözünüzde canlandırın ve seçtiğiniz ifadenin oraya rahatça sığıp sığmayacağını kontrol edin.
Ürünlerimizin uzunluğu yaklaşık 60 cm ile 180 cm arasında değişebilir. Buna bir de sabitleme için kullanılan ip payı eklenir. Yani sadece yazının kendisini değil, bütün yerleşimi düşünmek gerekir.
Kısacası:
Önce duvarı ölçün.
Sonra kalbinizi dinleyin.
Bu sırayla gitmek bazen hayat kurtarır.
2. Ruhunuza en yakın dili seçin
Aynı duygu, farklı dillerde bambaşka bir tınıya sahip olabilir.
Bazı cümleler Türkçede daha sıcak gelir.
Bazıları Rusçada daha derin hissedilir.
Bazıları ise İngilizcede daha sade, daha evrensel, daha “cool” durur.
Bu yüzden seçim yaparken yalnızca ne söylemek istediğinizi değil, onu hangi dilde söylemek istediğinizi de düşünün.
Black Symbols’ta farklı dillerde hazırlanan yazılar bulabilirsiniz:
Türkçe — yerel ruhu ve sıcaklığı taşır.
Rusça — duyguyu daha içten ve daha yoğun hissettirebilir.
İngilizce — daha uluslararası, modern ve yalın bir etki bırakır.
Aynı anlam, başka bir dilde bambaşka bir kişiliğe bürünebilir.
Bazen kararın en güzel kısmı da tam burada başlar.
3. Satır düzenine dikkat edin
Uzun bir ifade her zaman tek satırda en iyi hâlini bulmaz.
Bazı yazılar tek satırda güçlü görünür.
Bazıları iki satıra geçince nefes alır.
Bazıları ise üç satırda çok daha dengeli, estetik ve etkileyici olur. Hatta bazı durumlarda dört ya da beş satırlı yerleşim bile en doğru çözüm olabilir.
Özellikle dar duvarlarda ya da sınırlı alanlarda bu seçenek büyük fark yaratır. Böylece daha uzun bir ifadeyi bile gözü yormadan, sıkışık görünmeden yerleştirmek mümkün olur.
Ürün kartlarında satır seçenekleri varsa mutlaka deneyin.
Bir cümle bazen sadece kırıldığı yer değiştiği için bile tamamen başka görünür.
Biraz oynayın. Birkaç düzen deneyin.
Bazı tasarımlar ilk bakışta değil, ikinci denemede kendini sevdirir.
Son söz
Doğru yazıyı seçmek bazen sadece bir ürün seçmek değildir.
Bir his seçmektir.
Bir ton seçmektir.
Bir alanın nasıl konuşacağını seçmektir.
O yüzden acele etmeyin.
Ölçün, hissedin, karşılaştırın, deneyin.
Ve en sonunda size en çok “bu benim” dedirten seçeneği alın.
Bizce en doğru seçim genelde en yüksek sesle bağıran değil, size en çok yaklaşan olandır.
blacksymbols.com ekibi